Meme kanserinden korunmada nasıl beslenmeliyiz?

Meme kanserinden korunmada nasıl beslenmeliyiz?

Kategori   Meme Kanseri   | 9/19/2016

Meme kanserinden korunmada nasıl beslenmeliyiz? - Prof Dr Canfeza Sezgin - İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı

 

Meme kanseri yaşla birlikte görülme sıklığı artan ve genel olarak kadınları etkileyen bir kanserdir. Kozmetik ve özgüven sorunlarına neden olması nedeni ile de ayrı bir önemi bulunmaktadır.

 

Risk faktörlerine bakıldığında kadın cinsiyet, ileri yaş, aile hikâyesi olması, daha önceden meme kanseri geçirilmiş olması, daha önceden memeden biyopsi geçirilmiş olması, beyaz ırk, göğüs duvarına ışın tedavisi almış olmak, 12 yaşından önce başlayan adet, 50 yaşından sonra kesilen adet, 5 yıldan uzun süreli doğum kontrol ilaçlarının kullanılması, 18 aydan daha az emzirmek, ilk çocuğa 30 yaşından sonra sahip olmak, hiç doğum yapmamak, alkol kullanmak, tam yağlı hazır süt tüketimi, gece uykuyu etkileyen nöbet içeren meslekler ve uzun uçak yolculuklarında görevli personellerde meme kanseri riski artmaktadır.

 

Meme kanserinden korunmada erken tanı ve tarama çok önemlidir. Buna göre;

• 50 yaş ve üzerindeki kadınlarda düzenli olarak risklerine göre 1 – 2 yılda bir mamografi taraması yapılması

• 40 yaş ve üzerindeki her kadının hekim veya eğitimli hemşire tarafından yılda bir kez muayenesi

• 20-39 yaş arası kadınlara her 3 yılda bir klinik olarak meme muayenesi yapılması

• 20 yaş üzerindeki bütün kadınların her ay kendi kendilerini muayene etmesi

önerilmektedir.

 

Meme kanserinin tıbbi tedavisinde cerrahi tedavi, radyoterapi, kemoterapi, moleküler hedefleyici tedaviler ile antiöstrojen tedaviler kullanılır. Kanserin yardımcı tedavisinde ise hipertermi, egzersiz, meditasyon, beslenme, bitkisel / nütrisyonel destekler, hipnoz, homeopati ve akupunktur gibi yaklaşımlardan faydalanılmaktadır.

 

Kanserin en etkili tedavisi halen kanserden korunmaktır. Beslenme, alışkanlıklar ve yaşam tarzında yapılabilecek bazı değişiklikler ile meme kanseri uzak tutulabilir.

 

Meme kanserinden koruyucu diyet değişiklikleri

 

Sebze tüketimi fazla olanlarda, az olanlara göre meme kanseri riski %25 daha düşüktür. Meyve tüketimi de riskte %6 azalma gibi az da olsa koruyuculuğu bulunur. Bazı sebzeler daha fazla koruyucu olabilir.

 

Özellikle menopozda aşırı kilolu olmak meme kanseri riski ile ilişkilidir. Domates içerdiği yararlı fitokimyasallar ile yağ ve şeker metabolizmasına yardımcı olarak aşırı kilolu kadınların meme kanserinden korunmasına destek olur. Özellikle zeytinyağında pişirilmiş domatesin emilimi daha iyidir. Meme kanseri riskini arttırabilen BPA maddesini içeren konserve kutular yerine cam kavanozlar tercih edilmelidir. Domates üzerinde 5 adet karsinojen olabilecek, 16 adet de hormonsal dengeyi etkileyebilecek pestisit ilaçlarının kalıntıları olabilmesi nedeni ile organik tüketilmesi, mümkün değilse mevsiminde kabukları soyularak tüketilmesi tavsiye edilir. Ayrıca kırmızı, sarı ve turunç renkli meyveler ile sebzeler (havuç, tatlı patates, ıspanak, lahana, kırmızıbiber) saldırgan meme kanseri gelişimini azaltır.

 

Soya ürünleri meme kanseri riskini azaltmaktadır. Protein kaynağı olarak da sütün alternatifidir. Günde yarım su bardağı tofu veya bir su bardağı soya sütü tüketilebilir. GDO’ suz olmalıdır. Meme kanseri geçirenlerin ise tüketmemesi gereklidir.

 

D vitamini yeterli düzeyde olması meme kanserinden koruyucudur. Yüksek miktarda D vitaminini gıdalarla alan kadınlarda meme kanseri riski yarı yarıya azalmaktadır. Yetersiz D vitamini düzeyi olanların doktor önerisine göre destek almaları gereklidir. Organik süt, tahıl, morina balığı, somon balığı ve karides gibi gıdalarda bol miktarda D vitamini bulunur.

 

Erik ve şeftalideki klorojenik asit gibi doğal bileşenler meme kanseri hücrelerinin çoğalmasını engellemektedir. Mevsiminde meyve tercihi olarak tüketilmelidir. Şekersiz reçellerinin yapılması, kurutulmuş eriğin saklanarak diğer mevsimlerde şekersiz komposto olarak da tüketilmesi yararlıdır.

 

Günde bir avuç ceviz tüketilmesinin meme kanserinden korunmada yararlı bulunmaktadır.

 

Haftada 4 veya daha fazla porsiyon çiğ veya hafif pişmiş lahana, lahana turşusu tüketilmesinin meme kanseri riskini %74 azaltmaktadır.

 

Bütün çocukların yağ ve et temelli ‘fast food’ gıda tüketiminden ziyade meyve ve sebze gibi bitkisel gıdalardan zengin beslenme alışkanlığı elde edilmesi şişmanlık (ve ilişkili hastalıklar), kız çocuklarında da meme kanserine karşı yararlı olabilir. Fast food ve işlenmiş hazır gıda tüketen kız çocuklarında adet daha küçük yaşta gelmektedir. Bitkisel gıdadan zengin beslenen kız çocuklarında ise ilk adet daha geç görülmektedir. Bu da meme kanseri riskinde azalmayı sağlamaktadır.

 

Alkol tüketilmemelidir. Eğer ailede meme kanseri hikâyesi varsa veya kişi daha önceden meme kanseri ile risk taşıyan bir hastalık geçirmişse alkol kesinlikle tüketilmemelidir.

 

Özellikle omega-3 içeren balıkların (somon, ton, sardalye, uskumru, alabalık, hamsi gibi) tüketilmesi, meme kanseri riskinde azalma sağlamaktadır.

 

Hayvansal yağ yerine başta zeytinyağı olmak üzere bitkisel yağ tercih edilmelidir. Yağ tüketimi meme kanseri riskini arttırır. Endüstriyel tam yağlı süt tüketimi meme kanseri riskini arttırmaktadır. Endüstriyel süt tüketiminde tam yağlı süt ve süt ürünleri yerine yağsız olanları tercih edilmelidir. Organik sütün tam yağlı tüketilmesi meme kanseri riskini arttırmamaktadır.

 

Vejetaryenlerde meme kanseri riskinin daha düşük görülmektedir. Bunun nedeninin östrojen hormonlarının daha düşük olması ile bağışıklık sisteminin daha iyi çalışması olduğu ileri sürülmektedir. En sağlıklı beslenme şeklinin hayvansa ürün olarak balık tüketildiği vejetaryen tipi beslenme olduğu kabul edilmektedir.

 

Kahve içilmesi memede ağrıya neden olan iyi huylu memenin fibrokistik hastalığı yakınmalarını arttırabilir. Kahve içilmesi meme kanseri riskini arttırmamaktadır.

 

Zeytinyağı tüketimi meme kanseri riskini azaltmaktadır Zeytin yaprağında da bol bulunan oleuropein maddesi bu yarardan sorumlu olabilir. Oleuroprein gibi doğal bileşenler zeytinyağındaki acı tadın nedeni olup, meme kanserinin tedavisinde kullanılan trastuzumab ilacının etkisini arttırmaktadır. Tedavide araştırılmaktadır.

 

Şeker tüketimi ve kanser arasındaki ilişki çok merak edilmektedir. Yoğun enerji içeren içecekler, fast-food gıdalar ve şekerli içeceklerin tüketimi menapoz öncesi meme kanseri riskini arttırır. Bu risk yaşam ve diğer beslenme alışkanlıklarıyla etkileşir ve kişiden kişiye göre de değişebilmektedir. Şekerli gıdalar ve içecekler menapoz öncesi kadınlarda meme yapısının daha yoğun olmasına neden olur. Bu da tetkiklerde kitlenin erken yakalanması şansını azaltabilir.

 

Genel olarak değerlendirdiğimizde kanserden doğru beslenme ile korunmak ucuz ve oldukça etkilidir. Beraberinde egzersiz yapıldığında koruyuculuk daha da artmaktadır. İnsanların modern hayatın ve kapital sistemin dayattığı beslenme şeklinden kopup geleneksel sağlıklı beslenme şekline dönmesi çok önemlidir. Özellikle aile hikâyesinde kanser olan kişilerin bu konuda profesyonel sağlık ekibinden yardım alıp beslenme, egzersiz, tarama, stres – depresyonun azaltılması, yardımcı destekler açısından hayat planlamasında gitmesi faydalı olabilir.

 

Kaynak: Prof Dr Canfeza Sezgin, Tam Şifa, Hayykitap, İstanbul, Nisan 2016.

 

 


 

İLETİŞİM BİLGİLERİ

  • Adres
    Teşvikiye Mah. Hakkı Yeten Cad. No: 11 Terrace Fulya Center No: 1 Daire: 33
    Fulya /Şişli - İSTANBUL
  • E Posta
    info@canfezasezgin.com
  • Randevu
    Hafta İçi : 09:00 - 18:00
    Cumartesi : 10:00 - 15:00
  • Telefon
    0212 215 50 27 - 0212 215 50 28
  • WhatsApp
    0505 239 8959

BASIN KÖŞESİ

© 2016 Prof. Dr. Canfeza Sezgin
Admin