Kanser iyileşebilir, mücadele zihinde başlar

Kanser iyileşebilir, mücadele zihinde başlar

Günümüzde modern hayatın getirdiği işlenmiş gıdalar ile içeceklere daha kolay erişim ve ucuzlaşması, hareketsiz hayat, alkol ve sigara tüketimi gibi alışkanlıkların tüketiminin yaygınlaşması, depresyon ve stresin artması, şişmanlık ve şeker hastalığının salgınlaşması, çevresel kirlilik, gıdalarda kimyasal kalıntıların artması gibi nedenlere bağlı olarak kanser görülme sıklığında giderek artış olmaktadır.

 

Kansere bağlı ölümlerin, kalp-damar sağlığına bağlı ölümleri geçerek ilk sıraya geçmesi beklenmektedir. Bu olumsuzluklara rağmen gelişen teknoloji ve yeni tedavi seçenekleri sayesinde kanserin iyileşme şansı bulunmaktadır. Kanser tanısı sonrası kişilerin kısa sürede şoku atlatıp zihinlerinde sorunu çözüp durumu kabullenmeleri, bunu normal bir hastalık olarak görüp tedavilerine olabildiğince erken başlamaları başarıyı arttırır.

 

Kanser tedavisinde son 40 yılda kanserde bir arpa boyu yol alınmadı mı? 

İlk tanı sonrasında 40 yıl öncesi ile kıyaslandığında günümüzde kalınbağırsak kanseri hastaları ortalama 16-17 kat, rektum kanserleri 6-7 kat, lenfoma, myeloma ve lösemi gibi kanserler 6-7 kat, meme kanseri ve böbrek kanseri hastaları yaklaşık 1.5-2 kat daha fazla yaşamaktadır. Bu oran alternatif tedavilerin yoğun olarak kullanıldığı eskiye nazaran daha modern tedavilerin kullanıldığı günümüzde hem erken tanı, hem de tedavi olanaklarının gelişmesi sayesinde elde edilmiştir.

 

Kanserin iyileşmesinde tedavinin zamanında yapılması önemli mi?

Evet, çok önemlidir. Özellikle adjuvan tedavi başta olmak üzere kanser tedavisi alanlarda önerilen 7, 14 veya 21 günlük aralarda önerilen dozlarda ilaç alımı gerçekleşmiyorsa, tedavide ertelemeler oluyorsa, dozlarda % 25’ den fazla doz indirimi gerekiyorsa tedavinin yararı azalır ve ilerde hastalığın tekrarlama riski artar. Burada hastanın yaşam ve beslenme tarzına dikkat etmesi, gerektiğinde yardımcı besin desteklerinden faydalanılması ile bu sorunun azaltılması sağlanabilmektedir. Onkoloji uzmanının önerisi olmadan destek alınmamalıdır.

 

Bağışıklık sistemini nasıl güçlendirebiliriz? 

Basit önlemler ile hasta veya sağlıklı insanlar bağışıklık sistemini arttırarak hastalanma risklerini veya hastalıklarının ilerleme risklerini azaltırlar. Burada doğal yöntemlerin yararı büyüktür.

 

Moral ve inançlı olmak en önemli faktördür. Dua, namaz ve diğer dini görevlerin yerine getirilmesi kişiyi rahatlatır ve vücut direncini destekler.

 

Düzenli yürüyüş gibi egzersizlerin yapılması ve günlük hayatın bir parçası haline getirilmesi, beslenmede yeşil-kırmızı-turuncu canlı renkleri içeren meyve-sebzelerin mevsiminde tüketilmesi, trans yağların tüketilmemesi, basit şekerli veya işlenmiş gıdaların tüketiminden uzak durulması, doymuş yağların sınırlı tüketilmesi yararlıdır.

 

Bağışıklık sistemini destekleyen takviyeler var mı? 

Bağışıklık sistemini desteklemede yardımcı olarak kullanılan, bilimsel çalışmalarda yoğun olarak araştırılan çeşitli botanik / nütrisyonel besinsel takviyeler bulunmaktadır. Fakat takviyeler ile ilaç etkileşimleri olabileceği için gelişi güzel kullanılmamalıdır. Bu konuda tedaviyi yürüten onkoloji uzmanından yardım alınmalıdır. Kanser tedavisi gören hastalar onkoloji doktorunun bilgisi olmadan ek destek kullanmamalıdır.

 

Bitkisel ürünlerin gelişi güzel kullanılması doğru mu? 

İnsanlar yol gösterenleri olmadığı için internetten veya yakın çevrelerinden çeşitli destekleri almakta ve kullanmaktadırlar. İnsanlar ne kadar doğal da olsa kanser tedavisi esnasında tedaviyi yürüten onkoloğunun bilgisi olmadan destek almamalıdır. Bazı nütrisyonel ve botanik gıda takviyeleri kanser hücrelerini çoğaltabilmekte, bazıları ise kanser ilaçlarının etkinliğini azaltabilmektedir. Alkali su, amigdalin dahil internette dolaşan bir çok kirli bilgi konusunda onkoloji uzmanından bilgi alınmalıdır. Alkali tedaviler bazı kanser ilaçlarının yararını arttırmada yardımcı olurken bazılarının etkinliğini azaltmaktadır.

 

İleri evre olup iyileşen hastalar var mı? 

Her kanserde iyileşme şansı vardır. İyileşmeye önce kişinin kendi inanması, zihinsel inanmanın kanser ile savaşacak hücrelerin yeteneğini arttıracağının bilinmesi çok önemlidir. Bir kişi maça galip geleceğim diye çıkarsa başarma şansı daha yüksek olur. İnsanlara pompalanan negatif düşünceler nedeni ile korkutulmaları, tıbbi tedavi ile ilgili yanlış bilgi verilmesine bağlı tıbbi tedaviyi reddetmeleri süreci kötü etkilemektedir. Kendilerine güvenip tıbbi tedaviye girmeleri, tevekkül ile mücadele etmeleri yararlıdır.

 

Sağlık ve esenlikler dilerim.

 


 

İLETİŞİM BİLGİLERİ

  • Adres
    Teşvikiye Mah. Hakkı Yeten Cad. No: 11 Terrace Fulya Center No: 1 Daire: 33
    Fulya /Şişli - İSTANBUL
  • E Posta
    info@canfezasezgin.com
  • Randevu
    Hafta İçi : 09:00 - 18:00
    Cumartesi : 10:00 - 15:00
  • Telefon
    0212 215 50 27 - 0212 215 50 28

BASIN KÖŞESİ

© 2016 Prof. Dr. Canfeza Sezgin
Admin