İnternet sitemizde çerez (cookie) kullanılmaktadır. Çerezler (cookie) hakkında detaylı bilgi için Çerez Politikası'nı inceleyiniz. Devam etmeniz halinde çerez (cookie) kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz. Çerez ayarlarınızı değiştirmeniz halinde internet sitesinin birtakım özelliklerini kullanamayabileceğinizi belirtmek isteriz.

Düşük doz metronomik kemoterapi, yüksek doz kemoterapinin tahtını sallıyor

Düşük doz metronomik kemoterapi, yüksek doz kemoterapinin tahtını sallıyor

Düşük doz metronomik kemoterapi, yüksek doz kemoterapinin tahtını sallıyor

 

Prof Dr u0735668_canfeza Sezgin - İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı

 

Kanser tanısı ve tedavisi hastalar için büyük bir travmatik süreci göstermektedir. Kanser tanısının getirdiği psikolojik ve sosyal travma atlatılamamışken arkasından gelen kemoterapinin yan etkileri, hastalar için bazen daha yıkıcı olmaktadır. Birçok hasta yan etkiler nedeni ile ilk baştan veya tedaviyi almasını takiben kemoterapiyi yan etkiler nedeni ile reddetmektedir.

Genel durumu iyi ve genç olan kanser hastalarında sıklıkla en etkili ve muhtemelen yan etkileri biraz daha fazla tıbbi tedaviler tercih edilmektedir. Eğer bir hasta yan etkiler nedeni ile önerilen standart bir tedaviyi reddediyorsa, bu konuda daha önce yapılmış bilimsel çalışmalar temel alınarak yan etkileri daha az olan bir tedavi seçeneği varsa hastaya sunulabilir. Kişinin taleplerinin de göz önüne alındığı bireyselleştirilmiş kişiye özel tedavi planlanabilir.

Ayrıca geçmiş yıllarda yüksek doz kemoterapi daha etkilidir görüşünde değişiklikler vardır. Yüksek doz kemoterapilerin normal hücrelere verdiği hasarın giderilmesini beklemek için sonraki doza kadar bir süre geçmesi gereklidir. Mecburi olan bu bekleme süresinde sayısı azalan kanser hücreleri tekrar büyümeye başlayıp ve çoğalabilir. Yüksek doz kemoterapinin sağladığı başarı azalabilir. Ayrıca ilk doz kemoterapiye yanıt vermeyen kanser hücreleri büyümeye devam ederek daha saldırgan metastaz odaklarının gelişimine neden olabilecektir. Bazen kanser hücreleri, kemoterapi ilacı ile karşılaştığında, ilacın etkisi ile çeşitli mutasyonlara uğrayarak epitelyal tipten, metastaz yapma yeteneğine sahip mezenkimal hücre tipine dönüşür. Bu şekilde bulunduğu bölgeden ayrılarak dolaşıma geçip başka organlara yerleşebilir (metastaz).

Standart kemoterapinin bu dezavantajlarının değerlendirilmesi sonucunda 2000’ li yıllarda uzun süreli, devamlı ve düşük dozlarda tedavi verilmesi ile oluşturulan metronomik kemoterapi kavramı geliştirilmiştir. Bu tedavide yan etkiler çok az iken tedaviye uzun araların verildiği bekleme periyotları yoktur. Ayrıca kanser hücresinin gen yapısına hasar verip mutasyona uğratma riski daha azdır. Metronomik kemoterapinin, bağışıklık sistemini uyardığı, kanserin damarlanmasını/beslenmesini azalttığı, dolaşımda damar oluşturan hücreleri azalttığı ve doğrudan kanser hücrelerini öldürdüğü düşünülmektedir. Günümüzde çok sayıda artan oranda bilimsel çalışmada, hastaların yaşam kalitesini bozmadan, standart kemoterapilere yakın oranda hastalık kontrolünü sağlayabilecekleri gösterilmiştir. Metronomik kemoterapi, standart kemoterapiden farklı olarak meme kanserinde hormon tedavisi ile birlikte de kullanılabilmektedir. Ağız yoluyla kullanılabilen çeşitli kanser ilaçları kullanım kolaylığı da sağlayarak ek fayda göstermektedir.

Cerrahi tedavi sonrası adjuvan yani koruyucu kemoterapilerde standart doz kemoterapi önemli olup ilk tercih olmaktadır. Fakat 4. evre metastaz yapmış kanserde, hastanın da tercihine göre yan etkileri daha az olan tedavi yaklaşımları değerlendirilebilir. Metronomik kemoterapi bu ihtiyaçları başarıyla gidermede büyük katkı sağlamakta ve iyi bir tercih olmaktadır. Fakat standart doz kemoterapi seçeneğinin birçok hasta için halen geçerli tedavi yöntemi olduğunu unutmamak, onkoloji doktorunun önerdiği tedavi yaklaşımını öncelikli olarak değerlendirmek gereklidir.

 

Kaynaklar:

1. Kim JJ, Cell Biol Res Ther 2013, 2:2.

2. Scharovsky OG, Current Oncology 2009;16(2):7-15.